Alevilik Nedir PDF Yazdır ePosta
Yazan : Musa ASLANDOĞAN

      Sözlük anlamına göre Alevi,Hz. Ali'ye bağlı ve ondan yana olan kimse demektir.Alevilik ise genel olarak Hz.Ali'yi sevmek ve onun soyunun yani Ehli Beyt'in yolunda gitmek olarak tanımlanabilir.Dünyanın bir çok yerinde yaşayan çeşitli alevi gurupları vardır ve her biri için Alevilik ve alevi sözcüğü değişik anlamlar taşımaktadır.Anadolu Aleviliğinin Anadolu alevileri için ne anlama geldiğini anlamak için Anadolu alevliliğinin tarih içindeki gelişimine bakmak gerekir.

      Anadolu Türkmenleri Anadoluya göç etmeden önce,Orta Asya yıllarında,Şamanizm denilen ve doğaya saygı duymaya dayalı olan bir dine inanmaktaydı.Anadoluya göçle beraber Türkmenler mistik sufilerle ve şiilerle etkileşim içine girdiler.Şiiler peygamberin damadını destekleyen ve islamda yönetici bir sınıfın oluşmasına karşı çıkan bir guruptan oluşmaktaydı ve O peygamberin ölümünden sonra ortaya çıkan "ikinci sınıf" sayılan insanlar arasında yaygındı.Sufi inancı ise antik Yunan kültürünün, Brahmanizmin ve Hıristiyan mistisizmin izlerini taşımaktaydı.Sufiler ve Şiilerle olan etkileşim Anadolu Alevliliğinin temelini oluşturur.

ANADOLU VE SELÇUKLULAR:

      11.yüzyılda Selçuklular Anadoluya akınlara başlamış ve Bizanslıları yenilgiye uğrattıktan sonra topraklarını Anadolu'yu da içine alacak şekilde genişletmiştir.Anadolu Selçuklu devletinin İslam anlayışı otoriter yöneticilerinin işine yarayacak bir biçimdeydi.Bu dönemde Anadolu Alevileri ise Şiilerden ve Sufilerden elde ettikleri fikirleri geliştirmişler ve Şiilerin inançlarından ayrılan yeni bir inanç ve kültür sistemi oluşturmuşlardır.

CEM:

      CEM Alevi ve Bektaşilerin inançsal ve hukuksal düzenlerinden son derece insancıl ve dünyasal bir kuralları vardır.Suçlular "düşkünlük meydanı" denilen divanda Cem töreninden önce sorguya alınır.Belli bir işleyişi olan,kimi kurallarla çevrelenmiş bir mahkemede istekli (davacı), sanık ve tanıklar dinlenir.Cem erenleri tarafından gerekli ceza verilir.Asırlardır işlevini yitirmeden bu kültür toplumsal düzen sağlamıştır.13.yüzyılda Selçuklular Moğolların etkisiyle yıkılma sürecine girmiştir.Bu sırada Anadoluda İlyas Baba önderliğinde başlayan Babai adı verilen isyanlar yaşamaktaydı.Bu isyanlarda Anadolu Alevileri yönetici sınıfın özel mülkiyet hakkının kaldırılmasına kadar ileriye götürmüşlerdir.Anadolu Aleviliğinin kimliğini bulmasında bu olayların etkisi büyüktür.

CEM DE GÖRÜLEN ON İKİ HİZMET

Murşit :Hakk'a hakikate ulaşmak isteyen insanları eğitip doğru yolu gösteren ve onların birer kamil insan olarak yetiştiren bir görüp gözeterek talibe gönderen seyittir.

Pir : Allah'a kul, Peygamber'e ümmet , Ali'ye talip ve Ehl-i Beyt'e tabi olan kimseleri eğitip onları bedensel ve ruhsal kirlerden arındıran ve gerçek bir inanan olarak yetişmelerini sağlayan seyittir.

Rehber : Bu yola talip ve mürit olmak isteyen gençlere yol gösterip eğitip yola girmelerini sağlayan görevlidir.

Gözcü : Cem ayinindeki bütün düzenden sorumlu, canların edep-erkan ve ahkama uymalarını sağlayan görevlidir.

Zakir : Hizmetlerin icrası sırasında, hizmetler ile ilgili deyiş ve duazimamları okuyan, miraçlama ve semah hizmetlerindeki nefes, deyiş, duazimamları da icra eden kimsedir.

Saki: Hizmet sırası geldiği zaman, canlara, engür (üzüm) şerbeti sunan görevlidir.

Delilci: Delil mersiyesini okuyarak delili (ışık) yakan kişidir.

Kurbancı : Kurbanı tığlayıp (kesen) , yüzen ve parçalayan kişidir.

Lokmacı (karakazan) :Yemek işlerine bakan hizmet sahibidir.

Sakka : Cemaate su veren, hizmet sırası gelince Sakkaa suyunu dağıtan kişidir.

Süpürgeci (Carıcı) : Her hizmetten sonra meydanı süpürerek maddi ve manevi kirlerden arınmasını sağlayan hizmet sahibidir.

Kapıcılar : İçeride ve dışarıda düzeni sağlayan ve cemevindeki güvenliği sağlayan ve koruyan görevlilerdir.

Sofracı : Sofraları kurup kaldıran görevlilerdir.

Sırsucu : Sırsuyu hizmetini yerine getiren bacıdır.

Seccadeci : Seccadeyi serip kaldıran hizmet sahibidir.

Kahveci :Çay,kahve yapan ve canlara dağıtan görevlidir.

SEMAH:

Semah arapça kökenli bir sözcüktür.
İşitmek,uçmak,gökyüzü gibi sözlük anlamları vardır.
Ayrıca terim olarak, müzik ezgilerini dinlemek,vecde gelip devinmek,kendinden geçip oynamak dönmek demektir.
Semah adının ne zamandan beri kullanıldığı bilinmemekle beraber,Orta Asya Şaman ve diğer Uzakdoğu inanç kalıntılarını taşır.
Eldeki verilere göre,semahların İsa'dan önce de oynandığı ileri sürülmektedir.
Daha sonra Anadoluya göç eden Oğuzlar tarafından getirildiği düşünülmektedir.Benzer dans figürlerine ÇİN kaynaklarında da rastlanılmaktadır.
Kadın ve erkek birlikte dönerek oynadıkları dans oyunlarıdır.
Semahın Alevi-bektaşi inancında KIRKLAR CEMİ olayı vardır.Aslında İslamlık öncesi Orta-Asya çok tanrılı inançlardan gökbilimsel danslardan kalıntılar taşır.
Semahta gezegenlerin güneş çevresinde dönüşleri simgelenir ki buda çok tanrılı inanç sisteminden geldiğini gösterir.
Cem töreninde mürşit postunda oturan dede Güneş'i temsil etmektedir.
Diğer erkek ve anabacı oyuncular yıldızları ve gezegenleri oluşturur.
Semah oynunda ellerin yukarı kalkması GÖK-TANRI'ya yere doğru uzanması
YER-TANRI'ya olan inancı ve tapınmayı anlatır.
Ayakların yere vuruşuyla kötü ruhlar kovulur. Ellerin göğüse çapraz olarak birleşmesi tüm insanlığı kucaklamak ve sevgi dağıtmaktır.
Dairesel dönüşlerde bir gülün biçimleriyle,bir atın yürüyüşünü yada turna kuşuşunun uçuşunu,kanat süzüşünü görürüz. Semah HZ.Ali'ye Ehlibeyte on iki imamlara,Hacı Bektaşi Veli'ye ve ulu sayılan kişilere saygı ve sevgi bağlılık biçimidir.

OSMANLILAR:

      14. ve 15. yüzyıllarda Osmanlıların ilk zamanlarında Anadolu Türkmenleri kazanılan toprakları İslamlaştırmak için Osmanlılar tarafından kullanılıyordu.Anadoluda İlyas Baba'nın takipcilerinden olan Hacı Bektaş Veli,merkezinde insan olan bir düşünce anlayışı geliştirmiş ve öğretileri Anadolu Alevileri arasında yayılmıştır.Ancak daha sonra Osmanlı devleti merkezi bir yapıya büründükçe ve İslamın halifesi rolüne soyununca Alevilere olan baskılar artmış ve Türkmenler hor görülmeye başlanmıştır.Bunların sonucunda ve İran'da kurulan ve Alevilerin ve Şiilerin koruyuculuğu rolünü üstlenen Safevi devletinin etkisiyle isyanlar başlamış ve birçok Türkmen bu isyanlarda öldürülmüştür. Anadolu yönetiminden duyulan hoşnutsuzluk 16. yüzyılda askerlerin ve Alevilerin başını çektiği Celali isyanlarıyla kendini göstermeye devam etmiştir.Bu dönemde,daha sonra asılan Pir Sultan Abdal'ın mücdelesini görüyoruz

MODERN ZAMANLAR:

      Tarih içinde Anadolu Aleviliği anlayışının gelişimi,Cumhuriyet Döneminde de Alevileri daha eşitlikçi bir yönetimin arayışına itmiştir.1960'larda ve 70'lerde aleviler bu uğurda işçilerle ve öğrencilerle işbirliği içine girmiş ve bunun sonucunda artan baskılara maruz kalmıştır.Maraş,Çorum ve bunların devamı olan Sivas ve Gazi Mahallesi olayları Alevilere yapılan baskıların ve karalamaların acılı sonuçlarıdır. Bu kısa tarihi incelemenin sonucunda Anadolu Alevilğinin sadece sözlük anlamına sığamayacak kadar geniş kapsamlı,yüzyıllardır süren ve kültür birikimi olduğu görülür.Dolayısıyla her biri Anadolu Aleviliğinin değişik yönlerini gösteren çeşitli tanımlar geliştirilebilir.

1)Alevilik;insanın kültürel,inançsal,sosyal ve felsefi birlik ve bütünlüğünü ifade eden bir yaşam biçimidir.
2)Alevilik;uluslara ve diğer inançlara yaklaşımından tutun kadın ve erkek eşitliğine kadar uzanan yaklaşımlarda bir bütünüdür.
3)Alevilik;kökenleri en az üç bin yıl öncesine kadar uzanan bir çok inanç biçiminin İslam elbisesi altındaki sentezidir.
4)Alevilik; saygı ve sevgi yoludur / Doğruluk ve dürüstlüktür.
5)Alevilik; zalime ve zülme karşı çıkan bir felsefedir.Yaşam yoludur.
6)Alevilik; evrensel dünya görüşüdür.
7)Alevilik;insanlıktır, sevgidir, doğruluktur, dürüstlüktür, çağdaşlıktır, paylaşımdır, hoşgörüdür, kardeşliktir ve müsbet ilimdir.
8)Alevilik;eline,beline,diline sahip olmaktır..
9)Alevilikte;tapılacak ilah,insan gibi insandır
10)Alevilik;doğanın korunması,üretimin çeşitliliği,teknolojinin gelişmesi demektir.
11)Alevilik;Ehli-beyti ve Hz. Ali'yi sevmektir.
12)Alevilik; kendi hak ve özgürlüğünü bilmektir.

İmam Caferi Sadık buyruğuna göre:

"Pir diye ki; Niçin geldiniz?

Rehber diye ki; Bugün Mansur gibi Darı,
NESİMİ gibi bıçağı,
Fazlı gibi hançeri ihtiyar edip (kabullenip)
Tabakatı evliyaya ikrar verip,
can verip canan almaya geldik!

Pir diye ki; Ey talipler bu bir uzak yoldur,
gelemezsiniz!
Gelme gelme,dönme dönme!
Gelenin canı,dönenin malı!
Bu yol demirden yay
ateşten gömlektir giyemezsiniz,
gidiniz!...

Sonra onlar geri gideler eşiğe varıp gene geleler.

Pir üç kez bu minvar üzere söyleye""

Kaynak:Araştırmacı Yazar Esat KORKMAZ

İlhan Cem ERSEVEN
 
 
ANKATEK Ankatek Sayfasina Git