HÖBEK KÖYÜ
Son Haberler

HORASAN ERENLERİNDEN BUGÜNE BİR TARİH MİRASI:

HÖBEK KÖYÜ

Hazırlayan : Musa ASLANDOĞAN

Tarih : 10.11.2003

TARİH:

Höbek Köyü'nün kuruluş yılları kesin olarak bilinmiyor. Resmi kayıtlar incelendiğinde, Selçukluların çöküşü yıllarında Türk kültürünü Anadolu'ya yaymak

için 'Horasan Erenleri' 13.yy ortalarında ve 14.yy başlarında Anadolu da faaliyette bulundukları dönemlerde Anadolu Kültürünü özümleyen göçeri insanlarında o dönemde yerleşik düzen sağladıkları bilinmektedir. Höbek köyünün kuruluşunun da o yıllara rastladığı tahmin edilmektedir. Dağların eteğinden geçen

( Kervan ve İpekyolu ) Havuz Dağının dibindeki Ören ve ( HAN ) yıkıntıları da gösteriyor ki Höbek Köyü çok eski bir yerleşim birimi. Araştırmalara ve tarihi bilgilere göre çağın eşsiz tıp doktoru ve askeri olan, alevi yolunun büyük gözcüsü Karaca Ahmet Sultan'ın oğlu Hıdır Abdal Sultan'ın türbesi dünyaca bilinen OCAK Köyündedir.

Hıdır Abdal Sultan HÖBEK Köyündeki taliplerini ve köylüyü eğitmek için, köye defalarca geldiğini,TİMİSİLİ Büyük Bilgin Kamber ERDOĞAN (A.DEDE) büyüklerinden duyduğunu köyde bizlere anlatırdı.

Aleviliğin büyük hükümdarı ve ozanı ŞAH İSMAİL "HATAI" Hazer kıyısı (ERCUVAN)dan hareket etmeden önce 1501 yılında Anadolunun herbir yanından ERZİNCAN'a gelmeleri için yandaşlarına ulaklar yollar, SİVAS-AMASYA-TOKAT-ŞAMLU-ANTALYA-MARAŞ-KARAMANLILAR-TARSUS'tan insanlar akın eder.Coşkuyla SAFEVİ DEVLETİ kurulur. Buarada KARAMAN valisi TRABZON valisi ŞAH İSMAİL'e beyat ederler.ŞAH İSMAİL 1508 DE DULKADİRLİLER üzerine yürür.SİVAS'a kadar gelir.Şah İsmail 1510 yılında Şah kulu ile birleşmek için ulaklarla mektup gönderir.'Haydar Paşa' durumu gizlice Beyazıd'a bildirir. DİVRİĞİ NAİBİ MAMAY BEY Şah İsmail ile ustacıoğlunun mektuplarını yakalar,Şah İsmail o sıralarda höbek dağının tepesinde gündüz NAVRUZ şenliği akşam da CEM yaptığı yemek sofrası olarakda üzerinde yemeklerin yenildiği,o nedenle saldaşların hala kutsal olduğu günümüzde geçerliliğini korumaktadır. Daha sonra Şah İsmail Erzincen'a doğru gider.



KAYNAK:OSMANLI Tarihcisi Hoca Sadeddin

Araştırmacı yazar:NEJAT BİRDOĞAN

Çağının mollalarından olan 16.yüz yılda yaşayan MOLLA YAKUP bir şazeli ŞEHİDİR. Türbesi Yellice köyüne yakın,derin bir vadidedir. MOLLA YAKUP soyundan köyümüz de aileler vardır.Bu aile ve köylüleri eğitmek için zaman,zaman köyümüze geldiği yazılmaktadır.

KAYNAK: Araştımacı Yazar: Sıtkı ÖZEN

IV Murat 1638 lerde Bağdat seferine giderken YELLİCE Köyüne uğrar,köylü elinden geldiğince,IV.murat ve askerlerini en iyi şekilde ağarlar. IV.Murat Yellice'den ayrılır. Kervan ve ipek yolu ile HÖBEK köyü yakınındaki HAVUZ dağının dibinde soğuk suların başına geldiğinde HÖBEK KÖYLÜLER Padişahı karşılarlar. Açık havada sohbetler edilir,yemekler yenilir. Daha sonra IV MURAT Höbek köylülerine veda ederek yoluna devam eder.

Kaynak:Araştırmacı Yazar KUTLU ÖZEN

HÜSEYİN ABDAL 1660-1750 yılları arasında yaşamış Hacı Bektaş Veli Dergahına hizmet etmiş olup,hüccetini alarak XVIII yüz yıl başında Divriğiye gelerek HÖBEK KÖYÜNE yerleşmiştir. Daha sonra TEKKE köyüne yerleşerek, orada 80 yaşında ölmüştür.

Kaynak:Araştırmacı Yazar Kutlu ÖZEN

Av:İsmail METİN

Köyümüz de AUÇEN ocağından olan ailelerde vardır. Yıllar boyu köyümüzdeki Dede ve Taliplere her dönemde çeşitli baskı politikaları uygulanmasına karşın, gönül bağıyla yollarının ve kültürlerinin özüne uygun olarak, kendi hak ve özgürlüklerini bilerek günümüze dek yaşamışlardır.

Bir köyün kültürel ve tarihi kuşkusuz topraklarında yaşayan ilk insan topluluklarıyla başlar. Köyümüz Kangal ' Divriği karayolu üzerinde olup, Divriği'ye 35km mesafededir. Rakımı 1950'nin üzerindedir. Çevre köyleri Avşarcık, Yalnız Söğüt, İnallı, Ömerhan, KürtBeyaz, Güneş, Tekke, Karaağaçlı, Pagram, Karasar ve Ödek Köyleri ile komşudur. Köyümüz halen 70 hane olup 2000 yılı nüfus sayımına göre nüfusu 233'dür. Köye Ankara'dan, İstanbul'dan, Almanya'dan ve diğer illerden dönüşler olmakta, 25 in üzerinde planlı projeli villalar yapılmaktadır. Yaz aylarında Köyün nüfusu 2 ' 3 katına çıkmaktadır.Geçmişte uygulanan yanlış köy politikalarının bir sonucu olarak Tarımın tüm girdileri yükselmiş ve köylünün satın alma gücü düşmüştür. Böylece köylüler tarım ve hayvancılıktan geçimini sağlayamadıkları için yoksullaşmış ve çareyi büyük kentlere göçmekte bulmuştur. O süreçte köyümüzden büyük kentlere göçler olmuştur. Şu anda Ankara'da 130 hane, İstanbul'da 150, Divriği'de 35 hane, İzmir'de 25 hane ve diğer illerde 50 hane, halen Almanya'da ve diğer devletlerde 350'den fazla Höbek'li çalışmaktadır.

COĞRAFİK DURUMU :

Köyümüz başlı başına bir yayla olup, önemli dağları bulunmaktadır. ( Höbek Dağı, Tüllüce Dağı, Havuzun Dağı, Menöğun Dağı, Alaçayır Dağı ve Sarıkaya Dağı Haramın Sıradağları Malatya'ya kadar uzanmaktadır.). Bu dağların dereleri soğuk kaynak suları, kekikleri, kevenleri, çaşırları, kuşburnuları, karamukları, rengarenk çiçekleri, yemyeşil bitki örtüleri ve kuşları keklikleri ile kışın bembeyaz karı, dondurucu tipisi ve tertemiz havası insanın ömrüne ömür katmaktadır. ( Bir Örnek: Köyümüzde yaşayan İbrahim DAŞCI ' Çolak İbo' yiğit lakabıyla anılır. 110 yaşındadır. Halen yaşamaktadır.) Köyümüzün zengin bir bitki örtüsü olmasına karşın daha çok vadilerde olan ağaçların ulaşım ve nakliye zorluğu nedeniyle köy ekonomisine katkısı sağlanamamaktadır.Ancak yazıları ve yaylaları tarım ve hayvancılığa son derece elverişli olup şu anda bile önemli miktarda büyük ve küçükbaş hayvan yetiştirilmektedir. ( Tozlu yazı, Tombağan yazı, Akbıyık yazısı, Armutlu yazısı, Kızılören yazısı, Uzun yazı, Sandıkara yazısı, Höbeğindüzü'nü sayabiliriz. Bu yazılar aynı zamanda da yayladır.) Ayrıca ilave olarak Fındıklı ve Kavakçayı Yaylaları da önemli yaylalarımızdandır. Höbek Köyü dağlarıyla, vadileriyle, yazılarıyla, dereleriyle, tepeleriyle, soğuk sularıyla ve geniş ekim arazileriyle Divriği'nin en büyük köylerinden biridir

EKONOMİK DURUM:

Köyün ekonomik durumu tarım ve hayvancılıkdır. Köylü geçimini buğday, arpa, nohut, mercimek, fiğ, küşne ekip biçerek sağlamaktadır.Eskiden bu işler karasabanla ekim işi yapılırdı, orak ve tırpanla ırgatlar tarafından biçilirdi. Kağnı arabalarıyla tarladan getirilerek harman yerlerinde çakmaktaşı dişli dövenlerle öküz ve at koşularak sürülürdü. Şimdi ise motorlarla ekim işleri yapılıyor, makinelerle biçiliyor, patosla da sürülüyor bundan böyle reçberin işi kolaylaştı. Eskiden her evde koyun sürüsü, at, eşek, manda ve öküz bulunurken şimdi çok az evde var ama büyük baş hayvan her evde var. Oldukça da iyi durumda. Rakamsal olarak 700 ' 900 civarında. Buda gösteriyor ki köyün ekonomik durumu fena değil.Vadilerdeki kavak ağaçlarının taşıma zorluğuna karşın köylünün ekonomisine katkısı azda olsa vardır. Kış aylarında bayanlarımız ve kızlarımız ( Halı, Kilim ) dokuyarak aile ekonomisine katkı sağlarlar.Almanya ve diğer ülkelerdeki çalışanlarımız köydeki aile ve yakınlarına ciddi biçimde ekonomik katkı koyarak yardım ederler.Köyümüz ekonomik anlamda Divriği'nin en iyi durumda olan köylerinden biridir.

ALTYAPI:

Köyün elektrik şebekesi 1974 yılında hizmete açılmıştır. Köyün otomatik telefon santral sistemi olup, Karlığıntepe'de televizyon vericisi de bulunmaktadır. İçme suyu 4 km uzaktaki Havuzundağı'ndan getirilmiştir. Karayolu üzerinde olan köyümüzün ulaşım sorunu bulunmamaktadır. Köy içi yolların açılarak kumlama çalışması yapılmıştır. Asfaltlanması için çalışmalar yapılmaktadır. Devlet, Köylü ve Dernek işbirliği ile kanalizasyon sistemi ve ayrıca 2 adet Köprü yaptırılmıştır. Almanya'daki derneğimizin katkılarıyla 2 katlı bir Kültür Evi yaptırılmıştır. Okulun bahçesine ve Kültür Evi'nin önüne Atatürk büstü dikilmiştir. Höbek dağının tepesine Turkcell tesisleri kurdurulmuştur.

EĞİTİM ve KÜLTÜR:

Büyük önder ATATÜRK'ün Kurtuluş Savaşı'ndan sonra başlattığı yeni harf inkılabı ile 1933 yılında Ballıca mevkiine köylü imece yoluyla ve malzemelerini kendileri sağlayarak ilkokul yaptırmışlardır. Köylü kız çocuklarının da okula gitmesini sağladıkları için okul küçük gelmeye başlamış 1950 yılında devlet ve köylü işbirliği ile köyün dışına çok sınıflı büyük bir okul yapılmıştır. Köyde eğitim halen bu okulda devam etmektedir. Eğitime bu denli önem verilmesi ileri görüşlü büyüklerimizin sayesinde olmuştur. Osmanlı döneminde bile köyde eğitime ve kültüre büyük önem verilmiş 350 yıl öncesinde medrese seviyesinde eğitim gören Veyisoğulları'ndan Hasan Efendi Mısır'da eğitim görmüş ve köye döndüğünde Kara Mustozade'lerden Mustafa Efendi'nin babası ile birlikte köy halkını eski yazı ile okutmuşlardır. Halk Ozanı Suzani ( Veyis Efendi ), Halk Ozanı Hasan Erdoğmuş ayrıca Haydar Aslandoğan, Mehmet Şanlı, Kıroğlu Mehmet Hoca, Mehmet Ali gilin Ali Hoca'yı okutarak bölgede kendi çağlarında bilim adamı olarak isim yapmışlardır. Bunlarda bir sonraki kuşaktan Garip Aslandoğan, İsmail Gökçe, Mehmet Aslandoğan ve Hüseyin Tuncer'i okutmuş olup bu kişiler aynı zamanda da yeni yazıyı kısa zamanda öğrenmişlerdir. Bunlarda

1950'li yıllarda yörelerinin tanınmış isim yapmış aydınlarındandır.Ayrıca bazı büyüklerimizde Hanedanlığı ile bölgede isim yapmışlardır. ( Mafagilin Haydar Efendi, Veli Ka Efendi, Cemek Ali, Kito Ka, Gazi Ka, Ali Ka ve Mustafa Höbek ) o denemde yoksulluğa ve kıtlığa karşın bir lokma ekmeği kırka bölen büyük küçük demeden paylaşımı bilen, kültürümüzün özüne inanan gerçek Anadolu Köylüsüdürler. Büyük Halk Ozanı Fedai Höbek doğumludur. Ehlibeyt ve Pir Sultan Abdal yolunda Anadolu'yu gezerek çalıp söylerken Erzurum Yakınlarında öldürülmüştür. Halk ozanı Suzani ( Veyis Efendi ) 1931 yılında Sivas Valisi, Belediye Reisi Hikmet Bey Edebiyatçı Ozan Ahmet Kutsi Tecer tarafından tertip edilen ilk cumhuriyet bayramı halk şenliklerine Sivas genelinde çağırılan 5 halk ozanından biridir. O şenlikte Mustafa Kemal Atatürk'e şu dörtlüğü gönderir:

Çok tabibe vardık olmadı lokman
Ahar derde oldu 'GAZİMİZ' derman
Açıldı mektepler yükseldi irfan
Kolayca okunur yazımız bizim

Hasan Erdoğmuş ve diğer ozanlarımız Ozan Geleneğini devam ettirerek geleceğe ışık tutmuşlardır. Günümüz ozanları ise Rıza Aslandoğan, Celal Yılmaz, Adem Aslandoğan, Seyit Ali Akbıyık, Ozan Direnç ve onlarca amatör, profesyonel ozan ve sanatçı Höbeklidir. Görüldüğü gibi buradan yetişen insanlar humanist dünya görüşlerini şiir, deyiş ve kültürlerini gelecek kuşaklara taşıyarak köyümüzü Anadolu'nun önemli bir Alevi Kültür Merkezi haline getirmişlerdir. Geçmişten örnek alarak eğitime büyük önem veren ve çareyi okumakta gören gençlerimiz kız ve erkek olarak çeşitli dallarda yüksek öğrenimi bitirmişlerdir. Öğretmen, öğretim üyesi, asker, polis, doktor, hukukçu, iktisatçı, işletmeci, mühendis, veteriner, bankacı, turizmci olarak 200'ün üzerinde Üniversite mezunu bulunmaktadır. Ayrıca yüzlerce Lise ve dengi okullardan mezunlarımız vardır ve çeşitli alanlarda faaliyet gösteren başarılı iş adamlarımız da vardır.

DERNEKLERİMİZ:

Divriği'nin en gelişmiş ve büyük köylerinden biri olan Höbek'de 1984 yılında Ankara'da, daha sonrada İstanbul ve Almanya'da kurulmuş olan 3 derneğimiz vardır. Bu dernekler Sivil Toplum Örgütlüğünün özüne ve dernekçiliğin temel ilkelerine göre faaliyet göstermektedirler. Her 3 dernekte fikir birliği ve uyum içinde çalışmakta insana yatırım ve köye yönelik projeler üretmektedir. Sosyal ve kültürel faaliyetlerin yanı sıra köyün geliştirilmesi, güzelleştirilmesi ve kalkınması için çaba göstermektedirler. Almanya derneğimiz proje bazında 65.000 ' katkıda bulunarak Ankara ve İstanbul derneklerinin de katkılarıyla köyde 200 metrekare üzerine toplantı salonu, kütüphane, köy odası, muhtar odası, misafir odası, mutfak, kiler, depo, morg gibi ünitelerin bulunduğu 2 katlı betonarme bir binayı tamamlayarak köylünün hizmetine ' Kültür Evi ' olarak sunmuştur. Çok amaçlı olan bu binada köylülerimiz yolumuz ve inancımız gereği yaptığımız Abdal Musa, Görgü, ' CEM ' gibi dinsel törenlerin yanında ayrıca düğün, nişan, kına, sünnet, bayramlaşma, özel yemekler gibi her türlü toplantı gereksinimlerini de burada yapmaktadırlar. Özellikle Ankara derneğinin öncülüğünde 2 Adet Atatürk büstünün köye dikilmesi, 2 Adet köprünün yapılması, kanalizasyonun yapılması, köy yollarının açılıp kumlanması ve köy şebeke suyunun debisinin çoğaltılması gibi hizmetler devlet, köylü ve Ankara derneği işbirliği ile 2001 yılında başlayarak 2002 yılında tamamlanmasına katkı koyan Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz'a , Kültür Bakanı İstemihan Talay'a Köy Hizmetleri Genel Müdürü Hüseyin Alioğlu'na, Genel Müdür Yardımcılarına Bakan Danışmanlarına, Adana eski milletvekili İbrahim Özdiş, Sivas valisi Lütfullah Bilgin'e, Divriği Kaymakamı Bilal Çelik'e, Belediye Başkanı Mehmet Gülesinli'ye, Jandarma Komutanı Mahmut Aydın'a ve Emniyet Müdürüne katkılarından dolayı teşekkür ederiz. Bu hizmetlerle ilgili 05.08.2000 tarihinde temel atma törenlerinde Kaymakam Bilal Çelik yaptığı konuşmada mesleği gereği birçok ilçede görev yaptığını buna benzer uygulamaları diğer ilçelerde göremediğini, çeşitli nedenlerle başka yerlere yerleşerek köyünün kalkınması ve güzelleşmesi için proje geliştiren ve uygulayan ve öncülük yapanları kutlamıştır. Bu açılışta protokol ve sahne çadırı kurularak konuklara, kendi yemek kültürümüz olan 500 Adet kömbe ile ayran ikram edildi. Köyümüzden yetişen sanatçılar ve Semah ekibiyle verilen müzik ziyafetinin yanı sıra ayrıca şenliğimizde 10 koyun ve 1 tosun kesilerek usta aşçılar tarafından çeşitli yemekler yapıldı ve şenliğe katılan 1550 kişiye sunuldu. Bunun yanı sıra, davul zurna eşliğinde çeşitli halk oyunları ile şenliğimize gece de devam edildi.Bu tür faaliyetlerin dışında bir takım sosyal etkinlikler de yapılmış olup, köyümüzden yetişen ve halen İstanbul'da ikamet eden Uzm.Dr. Cemalettin Murat halk sağlığı taraması yaparak, çevre köylerden de gelen yaklaşık 20 çocuğu sünnet etmiştir.

AÇILIŞ:

Büyük bir coşkuyla 2000 yılında temeli atılan alt ve üst yapı hizmetleri 2 yıl gibi kısa bir sürede Ankara'dan takiple ilgili Bakanlık nezdinde programa alınması, ödeneğinin çıkarılması, yerinde yapım iş ve işlemlerinin yapılması sağlanarak 13 ' 14 Temmuz 2002 tarihinde yapılan hizmetleri sazlı ' sözlü kutlamak için Höbek köyünde ikinci KÜLTÜR ŞENLİĞİ ve 'CEM' yapmak için Ankara Derneği olarak karar aldı. Tertip komitesi oluşturuldu, komiteye Musa Aslandoğan, dernek başkanı İbrahim Acar ve Veli Yılmaz seçildiler. Düzenli ve ilkeli bir ön çalışmadan sonra Devlet, Köylü ve Ankara Derneği işbirliği ile KÖYÜMÜZDE yapılmış olan hizmetlerin açılışı için Sivas ' Divriği ' Kangal bürokrasisi ve çevre köyler davet edildi. Büyük bir katılım oldu. Ankara'dan 3 otobüs dolusu Höbekli katıldı, kendi köyümüz sanatçıları ile program oluşturuldu ses düzeni de Ankara'dan getirildi, sunuculuğunu eski dernek başkanı Veli Şahbudak ve Kerime Akbıyık'ın yaptığı görkemli şenlik sabahın erken saatlerinde başlayarak gün boyu devam etti. 2000 kişi en güzel şekilde ağırlandı, ağırlamadan sorumlu olan Muharrem Höbek gençlerle birlikte hizmette kusur etmedi. Davullar çaldı, türküler söylendi, akşam üzeri katılımcıların sabırsızlıkla merak ettiği 'CEM' törenine geçildi. Ankara'dan gelen Profesör ve öğretim üyelerinin denetiminde 'DEDE' DERTLİ DİVANİ yönetiminde 'ZAKİR' Mustafa Bozkurt, S.Ali Akbıyık sorumluluğunda açık havada gecenin 04.00'a kadar akademik ve bilimsel içerikli mesaj dolu 'CEM' yapıldı. O akşam Musa Aslandoğan'în kaleme aldığı ana başlıkları : Alevilik nedir?, Anadolu ve Selçuklular zamanındaki durumu:, Osmanlılar zamanındaki durumu:, CEM ve SEMAH'ın tanımı modern zamandaki durumu ve tanımlar içeren bildiri katılımcılara dağıtıldı. Bildiri sayısı 2500 den fazlaydı. Ankara Derneği ve Köy işbirliği ile Divriği ve Sivas ilinde bir ilke imza atıldı. Bu durumu gazeteler yazdı ve televizyonlar gösterdi.Yargıtay'ca ülkenin genelinde ağaç dikme fikrinin öncülerinden olan Yargıtay 9.Daire onursal başkanı Sayın Aydın Özkul Höbek Köyü ağaçlandırma projesinin gerçekleşmesine maddi, manevi katkı koyarak ciddi biçimde çalışmıştır. Ayrıca annesi Ayşe Özkul adına dikilecek hatıra ormanı içinde maddi katkı koymuştur. Türkiye İş Bankası Hukuk Müşaviri Sayın Meral Tek'er de belli girişimlerde bulunarak maddi, manevi katkı sağlayarak T.İş Bankası hatıra ormanı dikimini sağlamıştır. Eski Sivas Millet vekili Nasuh Nazif Arslan ve eşi adına hatıra ormanı dikimi için çocukları maddi yardımda bulunmuşlardır. İlimize yeni atanan genç valimiz Sayın Dr.Hasan Canpolat göreve başladıktan kısa bir süre sonra anılan projeyi gündemine alarak arzuladığı şekilde sonuçlandırarak (46.000.000.000.-TL kaynak, 80.000. çeşitli ağaç ve 570 dönüm) arazinin etrafının tellenmesi işine olağan üstü çaba sarf etmiştir. Proje üzerinde ilkeli bir çalışmadan sonra 27.09.2003 tarihinde ağaç dikme töreninin yapılması ilgililerince kararlaştırılmıştır. Açılıştan sorumlu tertip komitesi ve koordinasyon başkanı Sivas Baş Savcısı Sayın M.Fatih Özdemir, Divriği savcısı Sayın Türkay Türkler, derneğimizin fahri başkanı Sayın Musa Arslandoğan, dernek başkanı Sayın Muharrem Höbek ve yönetim kurulu üyeleri Mehmet Akbıyık, Mustafa Yılmaz, köy muhtarımız Mustafa Karadeniz' den oluşan komite özverili bir çalışmadan sonra Höbeklilere ve konuklara yakışır tüm güzelliklerin yaşandığı bir açılış şenliği düzenlemişlerdir.Bu projeye sebep olan Doktor Aydın Özkul, eşleriyle birlikte katılarak katkı koyan Yargıtay üyelerine, Sivas Valimiz Sayın Hasan Canpolat ve eşine, Divriği Kaymakamı ve eşine, Sivas Divriği Savcı ' Hakim ve eşlerine, Divriği Belediye Başkanına, Sivas Orman Müdürlüğü ağaçlandırma daire başkanı Sefa Duman ve diğer devlet erkanına, güvenliği sağlayan Emniyet ve Jandarma mensuplarına, folklor ekiplerimize, özveriyle görev yapan televizyon ve basın mensuplarına, özelliklede Yeşil Divriği Gazetesi'ne ve hizmette kusur etmeyen tüm Höbeklilerimize teşekkür ederiz. Bu ağaç dikimi TRT1 kanalında, Malatya ve Sivas televizyonlarında gösterilmiş olup Sivas'ın yerel gazetelerinin tümünde ve Yeşil Divriği gazetesinde defalarca yazılmıştır. Yukarıda anlatılanlara karşın, Ankara köy derneğimiz yöneticileri tarihine, kültürüne ve gençliğine sahip çıkan ekonomisinin, tarımının ve doğasının gelişimi, değişimi için; Yetişkin kadrolarla yoluna devam edeceğine inanıyorum, bu yolda emeği geçen ve geçeceklere köyünü ve insanlarını seven birisi olarak diyorum ki: herkes köyünü ve insanını sevmek için çalışsın.

MUSA ASLANDOĞAN

 
 
ANKATEK Ankatek Sayfasina Git