PDF Yazdır ePosta
AYAR : Densiz, kendini bilmez, hal ve hareketleri uygun olmayan kişi.
BAZI : Halı dokuma tezgahında bulunan, aralarına dokuma ipi geçirilen ağaç silindir.
BELLİLİK : İşaret, nişan, iz.
BİRÇALAP : 1. Biraz, az çok benzeyen. 2. Belli belirsiz görünen
BURMA : Bükülmüş ot bağı
CARI : Atik, çabuk hareket eden
CIDIRLI : Huysuz, sorunlu, sorun çıkaran
CİP : Sırf. Sen cip ayar oldun; sen sırf dengesiz oldun.
ÇEMÇE : Yemek kepçesi
ÇİĞİT : Kayısı, Erik, Şeftali gibi meyvelerin çekirdeği
ÇİR : Kayısı Kurusu
ÇOR : Hastalık
DEKMİK : Tekme
DUMMAH : Suyun içine dalmak
ESİRİDİ : Semahta kendinden geçme
EVCİMEN : Evine düşkün kişi, tutumlu.
EVHAN : 1. Bünyesi zayıf kişi 2. Kalitesiz, kolayca zarar görebilecek, eğreti yapılmış eşya,mal.
FENİKMEK : Nefes nefese kalmak, iyice yorulmak
FETİL : Mayasız hamur.
FİSKE : Koni biçiminde camsız aydınlatma aracı.
GALIN : Başlık parası
GATIH : Ayran.
GEÇE : Taraf. Garşı geçe. Karşı taraf.
GIDİK : Oğlak, keçinin yavrusu
GIRHLIH : Keçi ve koyunların yününü kesmeye yarayan iri makas.
GIRHMAH : Keçi ve koyunların yününün kesilmesi
GÖZE : Oluksuz küçük su kaynağı.
HACAT : Alet, edevat
HEZAN : Toprak damlarda yük taşıyıcı ağaç kolon.
HORUM : Yonca, korunga gibi otların demeti
HOZAN : Ekeneği biçilmiş tarla.
IŞMAR : Vücudun çeşitli organları ile yapılan işaret.
İLİKME : Ekşitilmiş yoğurt veya ayran.
İNEVU : İçine uğra konulan, deriden yapılma torba
KAHAN : Bostanda yetişen bitkilerin ilk çapalanması
KEPENEK : 1. Kelebek 2. Çobanların giydikleri keçeden yapılma kalın urba.
KEYFENNİ : Giralın denetimi ve evin yemek sorumluluğu olan hanım.
KIRTİK : 1. Sabun artığı. 2. Kenarında girinti çıkıntı olan eşya. 3. Ufak, küçük
KIRTİKLİ : Kenarı girintili çıkıntılı olan şey.
KİS : Kepek. Senin saçında kis var.
LALANMAH : Dalga geçmek, alay etmek
LEYVAZ : Fasulye.
MACAR : 1. Yerinden kalkamayacak kadar şişman kişi. 2. Tembel.
MANCA : Yeşil yapraklı sebzelerin yemeği.
MANIH : Kedi yavrusu
MİTİL : Kaplanmamış yorgan
NAHAS : Niye, neden
OŞOŞÜK : Salyangoz, sümüklü böcek
PİNE : Yırtılmış elde örme yün çorap
PİNECİ : Pineyi toplayan, karşılığında sattığı şeylerden veren satıcı
PİNELİ : Yırtık pırtık çorap giyinen kişi
SALIHCI : Gelin evine giden düğün habercisi
SÜVE : Kapı kasası
ŞAPLAH : Avuç içi ile vurulan tokat
TATABA : Kadın hizmetçi
TUMAN : Don
UĞRA : Ekmek yapılırken, hamurun açılması için yanına konulan un.
UĞRAH : 1. Çok uğranılan yer. 2. Felçli kişi.
YARMAH : Çalmak, hırsızlık yapmak.
YAVUNMAH : Yalvarmak
YEENİK : Hafif
YÖREP : Bayır, eğimli yer.
YÜLÜMEK : Saç ve sakalı kesmek
ZEBİL : Çok
ZİBİL : Çöp
 
 
ANKATEK Ankatek Sayfasina Git